Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve HAGB kararlarına itiraz

Özet

 

Ceza politikasına esneklik kazandıran faydalı bir kurum olan “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)” uygulaması ceza usul kanunumuzda yerini bulmuştur. Bu çalışmanın amacı, HAGB’nin şartları ile HAGB kararlarına karşı gidilebilecek olağan kanun yolu olan itirazın incelenmesidir.

 

  1. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

 

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde (5 yıl, 18 yaşından küçükler için 3 yıl) sonuç doğurmaması, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararının ortadan kaldırılması ve davanın düşmesine yol açan bir cezanın bireyselleştirilmesi kurumudur. (CMK/231) Yani ortada hukuki sonuç doğuracak bir mahkeme hükmü bulunmamaktadır. HAGB ile adeta kişiye ikinci bir şans tanınmaktadır.

 

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilmesi hukukumuzda birtakım şartlara bağlanmış, bu şartlara Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231’inci maddesinin beş ve devamı fıkralarında yer verilmiştir. Buna göre;

  • Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl (2) veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası olmalıdır.
  • Sanık daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunmalıdır.
  • Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmalıdır.
  • Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.
  • Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına onay vermesi gerekir.

 

HAGB, ceza politikasına esneklik kazandıran, sanık lehine dizayn edilmiş, potansiyel olarak makul ve faydalı bir uygulamadır. Ancak bu uygulama bazı ciddi sorunlararı beraberinde getirmiştir. Ciddi bir keyfilik tehlikesi bulunması, hukuken sonuçsuz olması gereken HAGB kararlarının tutulan sicil kayıtlarında görünmesinin HAGB’nin sanığın sosyal entegrasyonunu bozmama amacına ters düşmesi, HAGB kararının aşırı sayılabilecek yan sonuçlar (işten çıkartılma gibi) doğurabilmesi, muhakemede mağdurun tatminine öncelik verilmesi gerekliliği bu sorunların başlıcalarıdır.[1]

 

Bu noktada, etkililik, ölçülülük, makul süre, muhakemenin hukuka uygunluğu, lekelenmeme hakkı gibi ilkelere uygun düşecek şekilde, Kanunumuzda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebileceği yönünde bir hükme yer verilmiştir.

 

  1. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına itiraz

 

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin 12. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraza tabi olduğu belirtilmiştir. Buradaki itiraz, olağan kanun yolu olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun itiraza ilişkin genel düzenlemeleri, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itirazda da uygulanacaktır.[2]

 

Cumhuriyet savcısı, sanık ve Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar ile bunların vekil ve müdafileri, sanığın eşi, velisi veya vasisi mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz edebilecek kimselerdir. İtirazın süresi, usulü ve başvurulacak merci, olağan kanun yolu olduğundan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 267 vd. maddelerine göre belirlenecektir.

 

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilmesi durumunda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268/2 hükmü gereğince kararına itiraz edilen mahkeme öncelikle itirazı kendisi değerlendirecek şayet önceki kararında değişiklik yapmaya gerek görmüyorsa dosyayı 3 gün içinde inceleyecek merciiye gönderecektir.

 

 

  1. HAGB kararına itiraz üzerine yapılacak inceleme

 

Mevzuatımızda HAGB kararlarına itirazı inceleyecek merciin hangi konularda inceleme yapabileceğinden bahsedilmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 03.02.2009 tarihinde verdiği kararı ile itiraz merciinin incelemesinin ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel şartların bulunup bulunmadığı ile sınırlı olduğunu kabul etmiştir. Bu karar uyarınca sınırlı olarak yapılacak denetimde, ilk bölümde saydığımız şartların yerine getirilip getirilmediğine bakılacaktır. Açıklanması geri bırakılan kararın esasına ilişkin hukuka aykırılıklar ise 5 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesi kararı verildiğinde veya ertelenen hükmün açıklanması halinde temyiz kanun yolu ile incelenebilecektir. Uygulama, genel olarak söz konusu karar doğrultusunda gelişmiş ve itiraz mercilerince nesnel şartlar dışında inceleme yapılmamıştır.[3]

 

İtiraz kanun yoluna ilişkin öğretide[4] yapılan genel açıklamalara bakıldığında, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271. maddesi uyarınca itiraz merciinin hukuki ve maddi bir inceleme yaparak başka bir deyişle esasa girerek itirazın kabulü veya reddi yönünde karar verebileceği genel kabul görmüştür. Bu nedenle, itiraz kanun yoluna tabi olduğu öngörülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında da itiraz merciinin incelemesinin esasa ilişkin olması gerektiği dile getirilmiş ve Yargıtay’ın bu uygulaması eleştiri konusu olmuştur.

 

Öğretide bir kısım görüş[5] ise, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının esasına dair konularda temyiz kanun yoluna başvurulması gerektiğini belirtmiştir. Bu anlamda, mahkumiyet kararı dışında bir karar verilmesi gerektiğine, suçun sübutunun, unsurlarının oluşmadığına, noksan kovuşturma ile karar verildiğine ve suçun vasfı nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında bir ceza verilmesi gerektiğine ilişkin hususların itiraz kanun yoluna değil temyiz kanun yoluna konu edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.[6]

[1] KAYA, Emir, İnsan hakları açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılması, Ankara Barosu Dergisi 2013/3

[2] CENTEL, Nur/Zafer, Hamide, Ceza Muhakemesi Hukuku, B. 5, İstanbul 2008

[3] ÇIĞLI, Halil, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarına İtiraz Ve İtiraz Merciinin Yetkileri, Taad, Yıl:5, Sayı:18

[4] ztürk, Bahri/Erdem, Mustafa Ruhan, Uygulamalı Ceza Muhakemesi Hukuku, B. 9, Ankara

2006, s. 703; Kunter, Nurullah/Yenisey, Feridun/Nuhoğlu, Ayşe, Muhakeme Hukuku

Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku, B. 16, Ankara, 2008, s. 1401; Özbek, Veli Özer,

Ceza Muhakemesi Hukuku, B. 1, Ankara 2006, s. 704; Hakeri, Hakan/Ünver, Yener, Ceza

Muhakemesi Hukuku, B. 3, Ankara 2010, s. 756

[5] Aras, Bahaattin, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kurumu ve Uygulamadaki Sorunlar,

Terazi Aylık Hukuk Dergisi, Haziran 2008, s.83-4

[6] ÇIĞLI, Halil, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarına İtiraz Ve İtiraz Merciinin Yetkileri, Taad, Yıl:5, Sayı:18

 

Stj. Av. Kadir KESKİN